YAZI GİRİŞİ;
BİYO- SİLAH TERMİNATÖR TOHUMLAR başlıklı araştırma yazım sonuna yaklaştığında,AKP hükümeti,GDO'lu tohumlar ve GDO katkılı ürünlerin ithaline izin veren yönergeyi,"tam yerinde MANZARA KOYARAK" ÇIKARDI.
Bu uzun yazı dizininde anlatmaya çalıştığım GDO'lu gıdaların tehlikeleri ,yaratmakta olduğu hastalıklar ve ülke tarımı yabancılara teslim edilmesinin,sonuçları Türk toplumunun kucağına AKP hükümeti eliyle bırakılıverdi.
Ortalık Kürt-demokrasi açılımı sorunlarıyla bulandırılmışken,Deniz feneri Yolsuzluğu ve Yaş mı - Kuru mu ... sorgulamaları,Yapay ve siyasi Ergenekon adı verilmiş Ümraniye davası ardına saklanırken ,manzara koymanın tam zamanı idi !!!
AKP HÜKÜMETİ MANZARAYI KOYUVERDİ !!!
Geçmiş olsun Türkiye'm.
Türk Milleti , AKP iktidarı tarafından bir kez daha satıldı.GDO'lu tohumlar ve ürünleri artık ellerini kollarını sallayarak,sizlere Çocuk maması-şekerleme-hazır çorba-şeker-elma-domates ve benzeriyüzlerce çeşidi ile gelerek sofralarınıza kurulacak.Sizler beslenmek için gıda ürünü,sebze,meyva aldığınızı zannederken,başta kanser olmak üzere birçok hastalığı tabaklarınıza koyacak,çok sevdiğiniz çocuklarınıza yedireceksiniz !!!
Emperyalist güçler,AKP eliyle Türkiye'yi bu konuda da işgal etme hakkına yasal olarak kavuştular.
BİYO-SİLAH TERMİNATÖR TOHUMLAR 19 / 20
Ünlü bilim adamı Albert Einstein insanlığın varlığının devamının arılara bağlı olduğunuşu şekilde özetliyor: "Arılar yok olduktan 4 yıl sonra da insanlık yok olacak"ABD başta olmak üzere bazı ülkelerde son yıllarda görülen toplu arı ölümleri küresel çapta endişeye sebep oldu. Konuyla ilgili olarak yazılan eserlerde ve tartışmalarda Albert Einstein`ın, `Eğer arılar yeryüzünden kaybolursa insanlığın sadece dört yıl ömrü kalır` sözüne atıf yapıldı. Alman bilim adamı Einstein bu sözü, bir gram balı yapmak için 120 bin çiçeği ziyaret eden arının, bitkilerin tozlaşma yoluyla üremesine katkısını belirtmek için söylemişti.
Türkiye`de de endişe uyandıran arı ölümleri meydana geliyor. `Dünyanın sonu geldi` yorumları yapılıyor. Bal üretiminde iki yıl öncesine kadar önde gelen ülkelerden olan Türkiye, bal ithal eden ülke konumuna düştü. Ayçiçeğinde hiç döllenmeyen tarlalardaki verime göre, arılarla yeterli döllenen tarlalardaki verimin beş kat arttığı görülüyor. Bir koloninin üç dekarlık ayçiçeği tarlasında sağladığı ürün artışının değeri ürettiği balın değerinin en az 10 katı. Yeni dünya meyvesinde arılarla döllenmeyen ağaçlarda çiçeklerin yüzde 4`ü meyve tuttuğu halde arılarla döllenmiş çiçeklerin meyve tutma oranı yüzde 83`e ulaşıyor. GDO'lu tohumlar toplu arı ölümlerine neden oldu arılar , tarımda su ve gübre kadar önemli !!!
GDO'lu tohumların, Trakya başta olmak üzere arıları toplucu öldürdüğü ortaya çıktı. Trakya'da kullanılan ayçiçeği tohumunun cinsi değiştirilerek, AB'nin yasaklamış olduğu ilaçların bu tohumlarda kullanılması seri arı ölümlerine yol açtı. Ova kesimlerde ve İç Anadolu'da umduğunu bulamayan arıcılar, binbir umutla gittikleri Trakya'da daha büyük şok yaşadılar. Son günlerde artan arı ölümleri nedeniyle daha da çaresiz kalan arıcılar, bir çok koloninin yok olma aşamasına geldiğini belirterek, Tarım Bakanlığı'nın konuyla ilgilenmesini istediler. Aydın Arıcılar Birliği Başkanı Kadir Kılıç, arı ölümlerinin son günlerde daha da arttığını belirterek tarımsal ilaçlamanın denetlenmesini ve kullanımı yasak olan ilaçların da piyasada toplatılması gerektiğini söyledi.
"GENİ VE CİNSİ DEĞİŞTİRİLEN TOHUMLAR VE KULLANILAN İLAÇLAR DOĞAYI YOK EDİYOR"
Türkiye'nin en önemli bal üretim merkezlerinde birinin de Trakya Bölgesi olduğunu ancak son üç yıldır ;"Bölgedeki bazı tarlalardaki ayçiçeklere konan arıların kimilerinin kovana ulaşmadan,- Kimilerinin ise kovana ulaşır ulaşmaz öldüğünü "belirten Aydın Arıcılar Birliği Başkanı Kadir Kılıç, 2007 yılında küresel ısınmanın üzerine atılan arı ölümlerinin bu yıl da gerçekleşmesinin, olayın tamamen kullanilan zararlı ilaçlardan kaynaklandığının göstergesi olduğunu ifade etti.
Tarım Bakanlığı'nın konuyla ilgili çalışma yapmasını beklediklerini ifade eden Ayın Arıcılar Birliği Başkanı Kadir Kılıç, "Trakya'da kullanılan ayçiçeği tohumunun cinsi değiştirilerek, AB'nin yasaklamış olduğu ilaçların bu tohumlarda kullanılması seri arı ölümlerine yol açtı. 2007 yılında da Trakya'da seri arı ölümleri gerçekleşti. Bilim adamları ve konunun uzmanları 2007 yılındaki ölümleri değerlendirirken ikiye ayrıldı. Bir grup, ölümlerin küresel ısınma ve kuralık nedeniyle bal toplamak için dışarı çıkan arıların dışarıda komaya girip öldüğünü, diğer bir grup ise tarımda kullanılan ilaçlar nedeniyle arıların öldüğünü ileri sürmüştü.Bu yıl havalar mevsim normallerinde seyrediyor ve gezginci arıcılarımız bölgeye gelip arılar çevreden bal toplamaya başlar başlamaz ölmeye başladı.
Bize göre arı ölümleri uygun olmayan ilaçlarla yapılan tarımdan kaynaklanıyor. Bölge çiftçisi ile de yaptığımız görüşmelerde AB tarafından yasaklanan ilaçların ülkemizde kullanıldığını gördük. Şu anda bir çok tarlada yetiştirilmekte olan ayçiçeklerinde kullanılan ilaç nedeniyle o ürüne ilaç kullanıldıktan 90 gün boyunca konan tüm böceklerin öldüğünü öğrendik. Bu durumun Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nca araştırılmasını istiyoruz" dedi.
EİNSTEİN'IN TEORİSİ:
Ünlü bilim adamı Albert Einstein insanlığın varlığının devamının arılara bağlı olduğu şu şekilde özetliyor: "Arılar yok olduktan 4 yıl sonra da insanlık yok olacak"
***Arım balım peteğim,galiba öleceğim !
ABD başta olmak üzere bazı ülkelerde son yıllarda görülen toplu arı ölümleri küresel çapta endişeye sebep oldu. Konuyla ilgili olarak yazılan eserlerde ve tartışmalarda Albert Einstein`ın, `Eğer arılar yeryüzünden kaybolursa insanlığın sadece dört yıl ömrü kalır` sözüne atıf yapıldı. Alman bilim adamı Einstein bu sözü, bir gram balı yapmak için 120 bin çiçeği ziyaret eden arının, bitkilerin tozlaşma yoluyla üremesine katkısını belirtmek için söylemişti. Türkiye`de de endişe uyandıran arı ölümleri meydana geliyor. `Dünyanın sonu geldi` yorumları yapılıyor.
Bal üretiminde iki yıl öncesine kadar önde gelen ülkelerden olan Türkiye, bal ithal eden ülke konumuna düştü. Kırsal kesimde geliri artırmak için arıcılık projeleri yürüten Türkiye Erozyonla Mücadele Vakfı(TEMA) konunun uzmanlarına `Türk Arıcılığındaki Tehlikeler` başlıklı bir rapor hazırlattı. Rapor, Türkiye`deki arı ölümlerinin sebeplerini ortaya koydu. İnsanlığın sonunun gelmediği, ölümlerde başrolü bilinçsiz üretimin oynadığı belirlendi. Raporda arı ölümlerine öncelikli olarak; damızlık kullanılmaması, kullanılanların vasıfsız olmaları, arı hastalıklarının yaygınlığı, arıların GDO`lu früktozla beslenmeleri sebep oluyor. Bu olumsuzluklardan dolayı hassaslaşan ve zayıflayan koloniler olumsuz iklim koşullarının etkisi altında kalınca hayatiyetini sürdüremiyor.
*** Arı ölümleri başladı
Türkiye`de arıcılık sektörünün fotoğrafını çeken rapora göre 2006`ya gelindiğinde Türkiye`de 4,5 milyon koloni vardı. Koloni başına verim 17 kg idi. Yılda 50-60 bin ton bal üretiliyordu. 38 bin aile arıcılık yapıyordu. 10 bin aile geçimini sadece arıcılıktan sağlıyordu. Yılda 5-6 bin ton bal ihraç ediliyordu. Ancak kolonilerde verimin sağlanması için ana arının her yıl değiştirilmesi gerekirken Türkiye`de 20 koloniden sadece birinin ana arısı değiştirilebiliyor. Türkiye`de mevcut 4 milyon 500 bin koloninin 4 milyonunda hiç ana arı kullanılmıyor. Değiştirilen ana arıların da damızlık vasıfları ve kaliteleri yeterince kontrol edilmiyor. Son iki yıldır Anadolu`da toplu arı ölümleri görülüyor. Raporda bu kayıpların detayları yer ve zaman vererek ele alınıyor.
Buna göre arıların ölümündeki ana sebep kuraklıktan dolayı yazın beslenemeyen arıların kışın ölmesi. 2006 ilkbaharında yaşanan soğuklar arıların ziyaret ettiği bitkileri dondurdu. Koloniler genç nesil yetiştiremedi. 2006-2007 kışında Adıyaman`da, Ardahan`da ve Ankara`da %50-60 oranlarına varan arı ölümlerinin olduğu belirlendi. 2007 yazının yüksek sıcaklıkları Trakya`da ayçiçeği üretimini yüzde 40 düşürdü. Yazın beslenemeyen arılar kışın da üretici tarafından beslenmeyince arı ölümleri yüzde 62`ye ulaştı. Aynı Muğla`da sıcaklar çam balının kaynağı Basra koşnilini kuruttu. 30-31 Ekim 2007`de bu ilde toplantı düzenleyerek ilgilileri uyardı. Aynı kış, Muğla`da milyonlarca koloni arı öldü. Ölümlerin oranı yüzde 50`ye ulaştı. Ancak kovanlarını başka yollarla besleyen üreticiler kayıp yaşamadı.
Sonuçta 2006`da bal üretimi 60-65 bin ton iken son iki yılda bu rakam yarı yarıya düştü. Bu yıl Tarım Bakanlığı 8 bin ton bal ithaline izin verdi. Arıcılığı bu noktaya getiren diğer bir uygulama da devletin kırsal kesimde geliri artırmak için dağıttığı kolonilerin başarısız olması. Raporda yer alan bilgilere göre iklime ve yöreye uygun türler seçilmediği için 700 binden fazla kovan öldü. Arı ve bal cenneti Türkiye bal ithal eden ülke konumuna düştü. TEMA yurdun çeşitli bölgelerinde bilimsel yöntemlerle arı yetiştiriciliği yaptırıyor. Türkiye genelinde geçirilen son iki kışta % 50`yi aşan kış kayıplarına karşın % 10 olan kayıplar normal sayılırken TEMA`nın sözleşmeli bal üreticilerinin işletmelerindeki kayıplar %10`un da altında kaldı. Raporda ayrıntılarıyla anlatılan bu başarılı sonucun doğru bakım besleme, doğru ana arı kullanma, hastalıklarla doğru zamanda ve doğru ilaçlarla mücadele ve doğru arıcılık tekniğinin uygulanması sonucu sağlandığı vurgulanıyor. Endişeleri ikna edici delillerle gideren raporda, arı ölümlerinin direkt olarak küresel ısınmadan kaynaklanmadığının altı çiziliyor.
*** Arı, gübre ve su gibi...
Konunun uzmanları arıların tarımda su ve gübre kadar önemli olduğunun altını çiziyor. Ayçiçeğinde hiç döllenmeyen tarlalardaki verime göre, arılarla yeterli döllenen tarlalardaki verimin beş kat arttığı görülüyor. Bir koloninin üç dekarlık ayçiçeği tarlasında sağladığı ürün artışının değeri ürettiği balın değerinin en az 10 katı. Yeni dünya meyvesinde arılarla döllenmeyen ağaçlarda çiçeklerin yüzde 4`ü meyve tuttuğu halde arılarla döllenmiş çiçeklerin meyve tutma oranı yüzde 83`e ulaşıyor. Arıcılık sektöründe kaygı verici uygulamalar Ölümler ve bal üretiminin düşmesine küresel ısınma değil, sektörün kötü tutumları neden oluyor. Petekler çoğunlukla kanserojen ve petrolden elde edilen `parafin` adlı maddeden imal ediliyor.
Diğer bir problem de ballarda ilaç ve antibiyotik kalıntılarının bulunması. Ayrıca AB ülkelerine Türk balı diye ihraç edilen ürünlerde `kloramfenikol` adlı sağlığa zararlı madde tespit edildi. Türkiye`deki ölümlerin sebebi belli Raporun koordinatörü TEMA Vakfı Arıcılık Danışmanı Ziraat Yüksek Mühendisi Ahmet İnci; yaptıkları çalışmada Türkiye`de arı ölümlerinin bilinmeyen bir sebepten kaynaklanmadığını tespit ettiklerini söylüyor. TEMA`ya çalışan üreticilerin sahip olduğu kovanlarda ölümlerin yüzde 10 gibi normal kabul edilen rakamın bile altında olduğunu belirten İnci, üreticileri usulüne uygun üretim yapmaya Tarım ve Köyişleri Bakanlığı`nı da yeterli denetimde bulunmaya davet ediyor.
(alıntı)